
1969 yılında İstanbul’da doğdu. Uzun yıllar süren çalışma hayatının ardından emekli olduktan sonra fotoğrafa ilgi duymaya başladı. 2019 yılında İFSAK’ın 241. dönem temel fotoğraf eğitimini alarak fotoğrafçılık serüvenine adım attı.
İFSAK üyesi olarak çeşitli projelere ve atölyelere katılarak kendini geliştirmeye devam etti. Amatör bir ruhla başladığı fotoğrafçılığı, zamanla bir tutkuya dönüştürdü. Çalışmalarında ağırlıklı olarak İstanbul’un sokaklarını, gündelik yaşamını ve insan hikâyelerini fotoğraflıyor. Kentin dinamizmini, atmosferini ve ruhunu karelerine yansıtmayı amaçlıyor.
Fotoğraf, onun için yalnızca bir hobi değil, aynı zamanda kendini ifade etmenin en güçlü yollarından biri. Her çekimde, hayatın içindeki detayları daha derinlemesine görmeyi, ışık ve renklerle kendi hikâyesini anlatmayı sürdürüyor. Edindiği deneyimleri ve bakış açısını projeleri aracılığıyla paylaşmaya devam ediyor.
DUVARIN ARDINDAKİ HAYATLAR PORTFOLYOSU
İstanbul’un duvarları sadece geçmişin sessiz tanıkları değil, aynı zamanda bugünün görünmez hikâyelerinin de taşıyıcısı. Bir zamanlar şehirleri koruyan bu surlar, artık sınır çizmekten çok, hayatları içine alan yapılar haline geldi. Bir duvarın ardında güvenlik umudu varken, dibinde belirsiz hayatlar sürüyor.Basketbol sahalarının duvarına sinmiş yangın izleri, tarihi taşlara yaslanmış mangal dumanları, eski taşların arasına sıkışmış modern şehir kaosu… Güvenlik için inşa edilen bu duvarlar, zamanla bambaşka bir anlam kazandı. Şimdi ise koruduklarından çok, ardında kalan hayatlarla anılıyor.
Şehir büyüdükçe surlar artık birer engel değil, zamana direnen birer hatıra. Yüzyıllar önce düşmana karşı yükselen duvarlar, şimdi modern kentin içinde kaybolmuş, sokaklara ve gölgelere karışmış durumda. O taşların arasında sadece tarih değil, unutulmuş hayatlar da var. Kimi zaman bir sokak lambasının ışığında beliren bir siluet, kimi zaman şehrin gürültüsünde kaybolan bir fısıltı… Duvarların ardında kim var? Kim yaşadı, kim geçti, kim sustu?















